Mutluluk nerede biliyor musun
Tabağında, ağız tadına uymayan
bir yiyecek bulduğun zaman, şikayetçi olma.
Tabaklarında, karınlarını doyurmak için bile
hiçbir şey bulunmayan insanları düşün.
Sıkışmış bir trafikte, kendini umutsuz
hissettiğin zaman, şansız olduğunu sanma.
Dünyada, arabaya binme şansına hiç sahip
olamayan kişileri düşün.
İşinde, kötü bir gün geçirdiğin zaman,
kendi kendine söylenme. Yıllardır işsiz kalmış
bir kişiyi düşün.
Yerleşim merkezinden kilometrelerce uzakta
araban bozulduğu zaman, yaşama küsme.
Doğduğu günden bu yana, böyle bir yürüyüş
yapmayı özlemiş bir felçliyi düşün.
Aynaya baktığında, saçındaki yeni bir
beyaz saç teli daha seni üzmesin.
Saçlarına yeniden sahip olmayı bekleyen ve kendisine
kemoterapi tedavisi uygulanan bir hastayı düşün.
Yaşamın anlamını ve amacını düşünmeye
başladığında, kafan karışmasın.
Bunu düşünmeye bile fırsatı olmayanları düşün.
Ve bir gün insanların sertliği, umursamazlığı,
küçüklüğü ve güvenilmezliği karşısında,
kendini aşağılanmış ve kurban edilmiş
bir duygu içinde bulursan, yine de gülebilmeyi dene.
Çevresindekilere sert, umursamaz, aşağılayıcı ve ezici
davranan bir kişi olmadığına şükret....

0 yorum:
Yorum Gönder